Türk dizi sektörü, uzun süredir tartışılan ancak son dönemde yeni örneklerle yeniden alevlenen bir konuyla çalkalanıyor: Anne ve oğul karakterleri arasındaki gerçek yaş farkı. Özellikle Kızılcık Şerbeti dizisindeki yeni bir gelişme, kamuoyunun ve sosyal medyanın dikkatini bir kez daha bu meseleye çevirdi. Yapımcıların ve cast direktörlerinin tercihleri, hem oyuncuların kariyer döngüleri hem de hikaye gerçekçiliği açısından eleştirileri beraberinde getiriyor.
Tartışmanın fitilini ateşleyen son gelişme, fenomen dizi Kızılcık Şerbeti’ne yeni katılan oyuncu Kaan Taşaner oldu. Dizide Pembe karakterini canlandıran Evrim Alasya ile Kaan Taşaner’in anne-oğul olarak rol alacağı açıklandı. Ancak her iki oyuncunun da 44 yaşında olması, yani aynı yaşta olmaları, izleyiciler arasında büyük şaşkınlık ve tepki yarattı. Bu durum, sektördeki yaş ayrımcılığı ve kadın oyuncuların kısıtlı rol seçenekleri konularını bir kez daha gündeme taşıdı.
Sektördeki Yaş Farkı Sorunu Nedir?
Dizi sektöründe kadın oyuncuların belirli bir yaşın üzerinde genellikle sadece “anne” rollerinde değerlendirilmesi, kariyerlerinin belirli bir döneminden sonra romantik veya anaç olmayan rollerde görülme şanslarının azalması bu tartışmanın temelini oluşturuyor. Erkek oyuncular yaşları ilerlese bile genellikle jön veya baba rollerinde kendilerine yer bulabilirken, kadınlar için bu durum farklı işliyor. Bu eşitsiz yaklaşım, ekrandaki aile ilişkilerinin gerçekçiliğini de olumsuz etkiliyor ve kadına atfedilen rol kalıplarını pekiştiriyor.
Yakın Geçmişten ve Günümüzden Benzer Örnekler
Ne yazık ki, bu durum sektörde sıkça karşılaşılan bir pratik. Geçmişten günümüze birçok yapımda benzer yaş farkları dikkat çekmişti:
- Hudutsuz Sevda dizisinde Miray Daner (25 yaşında) ile Esengül Aypek (35 yaşında) anne-kız rolünde yer aldı. Bu örnekte, genç oyuncunun kendisinden yaşça büyük birine annelik yapması yaş farkının ters yönlü bir anormalliği olarak algılandı.
- Kızıl Goncalar‘da Nurgül Yeşilçay (48), kendisinden 22 yaş küçük Mert Ramazan Demir’in (26) annesini canlandırdı.
- Yargı dizisinde Bennu Yıldırımlar (55), kendisinden 25 yaş küçük Pınar Deniz’in (30) annesi olarak ekrana geldi.
- Bir Zamanlar Çukurova‘da Vahide Perçin (58), 25 yaş küçük Hilal Altınbilek’in (33) annesi rolündeydi.
- Geçmişte Müjde Ar’ın, kendisinden genç Hülya Avşar’ın annesi olması da benzer tepkiler almıştı.
- Berrak Tüzünataç (39) kendisinden 9 yaş küçük Büşra Develi’ye (30) annelik yapmıştı.
- Binnur Kaya, kendisinden genç Hazal Kaya’nın annesi olarak biliniyor.
- Yalı Çapkını‘nda Gülçin Santırcıoğlu (48), 22 yaş küçük Afra Saraçoğlu’nun (26) annesi rolünü üstlenmişti.
- Aramızda Kalsın‘da Demet Akbağ (66), kendisinden 22 yaş küçük Caner Cindoruk’un (44) annesini canlandırdı.
Neden Bu Durum Devam Ediyor ve Tepkiler Ne Yönde?
Sosyal medya kullanıcıları ve eleştirmenler, bu tür yaş farklılıklarının dizilerin inandırıcılığını zedelediğini ve toplumdaki aile yapısı algısıyla çeliştiğini belirtiyor. Kadın oyuncuların genç kalma baskısı altında oldukları, aksi takdirde “yaşlı” veya “anne” olarak etiketlenip farklı rollerden mahrum bırakıldıkları eleştirisi sıklıkla dile getiriliyor. Yapımcıların “enerji uyuşması” veya “ekran uyumu” gibi gerekçelerle bu kararları alması ise, birçok kişi tarafından yetersiz ve yüzeysel bulunuyor. Bu argümanların, özellikle kadın oyuncular söz konusu olduğunda, sektördeki yaş ayrımcılığını maskelemek için kullanıldığı düşünülüyor.
Sektördeki bu yaygın pratik, özellikle kadın oyuncular için fırsat eşitsizliğine yol açarken, aynı zamanda izleyici kitlesinin beklentilerini karşılamakta zorlanıyor. Gerçekçi ve kapsayıcı hikayelerin üretilmesi adına, cast seçimlerinde yaş faktörünün daha özenli bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu tartışma, Türk dizi endüstrisinin geleceği ve toplumsal yansımaları açısından önemli bir diyalog zemini sunmaya devam ediyor.